Bugun...


Neden Bazı Çocuklar Harfleri Söyleyemez?
Özellikle okul öncesi dönemde karşılaşılan harfleri söyleyememe sorunu olarak bilinen artikülasyon bozukluğu ne zaman bir sorun olarak görülmeli? Konu ile ilgili bilgiler veren odyoloji, ses ve konuşma bozuklukları uzmanı İrem Konakçı Yenice, anne babaların dikkat etmesi gereken noktaları ve bu sorunun ortaya çıkmasını engelleyen önlemleri sıraladı.

Neden Bazı Çocuklar Harfleri Söyleyemez?
+ -

Çocukluk döneminde en sık karşılaşılan konuşma problemlerinden biri konuşma seslerinin doğru üretilememesidir. Halk arasında “harf bozukluğu”, “harfleri söyleyememe” olarak ifade edilen artikülasyon bozukluklarıyla okul öncesi dönemde sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Ataşehir Florence Nightingale Hastanesinden, odyoloji, ses ve konuşma bozuklukları uzmanı İrem Konakçı Yenice, 1-3 yaş döneminde çocukların konuşurken basitleştirmeler yapmalarının normal olduğuna ancak yaş ilerledikçe konuşmanın anlaşılırlığının artması gerektiğine dikkat çekiyor;

Genel bir ifade ile 4 yaşına gelmiş bir çocuğun konuşmasının aile dışındakiler tarafından da net bir şekilde anlaşılıyor olması gerekmektedir. Bu konuda yapılan en sık hatalardan biri, çocukla sık vakit geçiren kişilerin bu konuşma şekline alışıp çocuğu rahat anlıyor olması nedeniyle mevcut konuşmayı sorunsuz algılaması ya da sevimli bulmasıdır. Burada önemli olan ebeveynlerinin değil, arkadaşlarının ya da diğer yetişkinlerin çocuğu rahatlıkla anlayıp anlayamadığıdır.

Sesletim(artikülasyon), havanın ses tellerinden geçip dil, çene, dişler, dil ve damakta biçimlenip ses, hece ve kelimeler halinde işlenmesidir. Konuşma organlarının ardışık ve uyumlu hareketleri ile dile ait konuşma seslerinin doğru telaffuzu sağlanmaktadır.

NEDEN BAZI ÇOCUKLAR HARFLERİ SÖYLEYEMEZ?

Bu durumun birçok farklı nedeni olabilir. Yapısal nedenlere bağlı olabileceği gibi, hiçbir nedene bağlı olmaksızın da bu sorun yaşanabilmektedir.

En sık karşılaşılan yapısal nedenler arasında; işitme engeli, yarık dudak damak, kaslarda zayıflık, dil bağı, zihinsel gerilik, otizm, nörolojik kökenli bozukluklar yer almaktadır. Ancak çoğu kez herhangi bir fiziksel neden olmaksızın da artikülasyon bozukluğunun varlığı ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. Çocuk o sesi çıkartabilmek için gereken doğru pozisyonu henüz bilmediğinden o sesi hatalı üretmektedir. Örneğin kişi “arı” yerine “ayı, “kedi” yerine “tedi” demektedir.
Sesbilgisel bozukluk dediğimiz bir diğer sorunda ise kişi konuşmanın temelini oluşturan dil kurallarına ait bilgiyi edinmede sorun yaşamaktadır. Örneğin /k/ sesinin bir kelime içerisinde doğru kullanırken başka bir kelimede hatalı kullanabilir. Bu durum artikülasyon bozuklukları ile karıştırılabilmekte ve ilerleyen dönemlerde okuma yazma becerilerini edinirken sorun yaşanmasına da neden olabilmektedir.

NE ZAMAN TERAPİ ALMALI?

Çocuklar her konuda olduğu gibi konuşma seslerini de belli bir sırada ve gelişimsel bir süreç içerisinde öğrenirler. Örneğin /b/ sesini 2-3 yaşlarında öğrenirken /r/ sesini daha geç öğrenmektedir. Ya da bir sesi bir kelime de doğru kullanırken, başka bir kelime içerisinde iken daha zor üretiyor olabilir.

Çocuğun konuşma anlaşılırlığının yetersiz olduğu şüphesi ebeveynlerinde ya da öğretmenlerinde oluştuysa mutlaka bir uzman görüşü almakta yarar vardır. Çocuğun yaşına uygun konuşmayı değerlendirmeye yardımcı test bataryaları kullanılarak, doğal konuşma örnekleri alınarak ve gerekli gözlemler yapılarak, çocuğun konuşma seslerini yaşına uygun üretip üretemediği uzman tarafından tespit edilebilir.

Eğer çocuk konuşma seslerinin bir kısmının üretiminde sorun yaşıyor ise, sorun erken dönemde çözüldüğünde daha kısa sürede ve etkili sonuç alınabilmektedir. Terapi desteği almakta geç kalınır ise, hem sosyal ve duygusal olarak çocuk etkilenmekte hem de alışkanlıkların yerleşmesine bağlı olarak düzelme biraz daha geç olabilmektedir.

ANNE BABALARA ÖNERİLER…

1-Her şeyden önce doğru model olun
En önemli nokta, çocuğa doğru model olmaktır. En sık gözlenen hata ailenin de o hataya alışması ve hatta kendilerinin de benzer şekilde telaffuz etme başlamasıdır. Örneğin çocuk  “su” yerine “fu” diyor ise yakın çevresi de çocuğa “ fu içer misin?” diye seslenebilmektedir.

2-Hatayı asla pekiştirmeyin!
Bir diğer sorun bu bebeksi konuşma şeklinin erken dönemde ailelere sevimli görünmesidir. 4 yaşını geçmiş bir çocukta bebeksi bir konuşma gözleniyorsa, destek alınmalıdır. Bu konuşmanın gelecek yıllara da benzer şekilde aktarılacağı ihtimali düşünülerek, pekiştirmek yerine yardımcı olmaya çalışılmalıdır.

3-Sürekli konuşmasını düzeltmeyin
Üretemediği bir ses konusunda, nasıl yapacağını bilmezken sürekli uyarmak, düzeltmek çocuğu duygusal olarak yıpratmaktadır. Aileler evde kendilerince buldukları formüllerle doğru dil pozisyonunu çocuğa öğretmeye çalışıp, işi daha da karmaşık hale getirebilmektedir. Bu nokta da uzman desteği alıp, çocuğa neyi nasıl yapacağını öğretmek daha doğru olacaktır.

4-Hassas davranın!
Ayrıca ebeveynler ya da yakın çevresindeki diğer kişilerin çocukla dalga geçmesi, bebeksi bulması gibi durumlarda yaşanabilmektedir. Kimsenin konuşmasından dolayı çocukla dalga geçmesine ya da aşağılamasına izin vermemek gerekmektedir. Bu konuda okulda öğretmenlerin de hassas davranması, diğer çocuklarında bu konuda hassas davranmaları konusunda önderlik etmeleri gerekmektedir.




Bu haber 83 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

FOTO GALERİ
YUKARI