CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel’in, Başbakanlık’a yaptığı bilgi edinme başvurusuna, Asayiş Daire Başkanlığı ile Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yanıt geldi. Yanıta göre 22 Haziran 2017 itibarıyla Türkiye’de bin 660 Suriye uyruklu kayıp çocuk bulunurken, son 5 yılda Türkiye’de bulunan Suriye uyruklu kayıp çocuk sayısı bin 190 olarak kayıtlara geçti.Kayıp Alarmı Projesi
Yanıtta, “Kolluk birimlerimize haklarında kayıp müracaatı yapılan tüm çocukların ülke genelinde sistemlerde aranmaları sağlanmaktadır. Ayrıca alanında eğitim görmüş uzman personeller tarafından kaybolan, hala bulunamayan çocukların araştırılmasına ve bulunmasına yönelik kapsamlı araştırmalar sürdürülmektedir. Kayıp Alarmı Projesi, kapsamında kayıp çocuklara ait fotoğraf ve eşkal bilgileri, çocuğun kaybolduğu yer veya son görüldüğü bölgede bulunan mobil ve sabit kullanıcılarına SMS/MMS ve sesli bilgilendirme mesajı olarak atılmakta ve yapılan tüm çalışmalarda kayıp çocukların en az zararla ve en kısa sürede bulunarak yakınlarına teslim edilmeleri amaçlanmaktadır” denildi. Yanıtta, şunları kaydedildi:
İlgili birimlere teslim
“Kayıp mülteci ve sığınmacı çocukların akıbetine ilişkin olarak; Genel Müdürlüğümüz ile Türk Kızılayı arasında; savaş, göç, deprem, sel gibi afet ve kriz nedenleriyle birbirini kaybetmiş aile bireylerinin kayıp araştırma faaliyetleri, birbirinden ayrı düşmüş ailelerin aile birleştirme faaliyetleri ve birbirine mesaj iletmek isteyen ailelere destek olma faaliyetleri konusunda iş birliği yapılmakta olup, bu kapsamda tespit edilen refakatsiz çocuklar kayıt işlemleri sonrası barınma sağlayan ilgili birimlere teslim edilmektedir.”
‘En ağır bedeli onlar ödüyor’
Bilgi edinme başvurusuna gelen yanıtı değerlendiren Adıgüzel, şunları kaydetti:
“Türkiye’de geçici koruma altında bulunan Suriyeli veya diğer uyruklu mülteci ve sığınmacı refakatsiz çocuklara ilişkin belirsizlik hakim. Kayıt altında bulunan refakatsiz kaç çocuk var? Kurumlarda barındırılan çocuk sayısı kaç? Kayıt altında olmayan Türkiye’ye kaçak yollardan girmiş veya zorla getirilmiş çocuklara ilişkin nasıl çalışmalar yürütülüyor? Özellikle, refakatsız çocukların fuhuşa ve çocuk işçiliğine zorlandığı, insan kaçakçıları ve organ mafyaları tarafından istismar edilmeye daha açık olduğu düşünüldüğünde, refakatsiz çocuklara ilişkin bu soruların yanıtlanması, gerekli çözüm yollarının üretilmesi daha elzem bir hal alıyor. Büyüklerin savaşında en ağır bedeli çocuklar ödüyor. Türkiye bugün geçici koruma altında bulunan Suriyeliler ile birlikte diğer ülkelerden gelen sığınmacı ve mülteciler ile birlikte 3.5 milyondan fazla bir nüfusuna ev sahipliği yapıyor. Bu nüfusun büyük çoğunluğunu ise çocuklar oluşturuyor. Refakatsiz çocuklar da dâhil olmak üzere, bütün çocukların yüksek menfaatinin gözetilmesi, fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin önüne geçecek engelleri ortadan kaldıracak çözüm yolları üretilmesi gerekiyor.”
Yanıtta, “Kolluk birimlerimize haklarında kayıp müracaatı yapılan tüm çocukların ülke genelinde sistemlerde aranmaları sağlanmaktadır. Ayrıca alanında eğitim görmüş uzman personeller tarafından kaybolan, hala bulunamayan çocukların araştırılmasına ve bulunmasına yönelik kapsamlı araştırmalar sürdürülmektedir. Kayıp Alarmı Projesi, kapsamında kayıp çocuklara ait fotoğraf ve eşkal bilgileri, çocuğun kaybolduğu yer veya son görüldüğü bölgede bulunan mobil ve sabit kullanıcılarına SMS/MMS ve sesli bilgilendirme mesajı olarak atılmakta ve yapılan tüm çalışmalarda kayıp çocukların en az zararla ve en kısa sürede bulunarak yakınlarına teslim edilmeleri amaçlanmaktadır” denildi. Yanıtta, şunları kaydedildi:
İlgili birimlere teslim
“Kayıp mülteci ve sığınmacı çocukların akıbetine ilişkin olarak; Genel Müdürlüğümüz ile Türk Kızılayı arasında; savaş, göç, deprem, sel gibi afet ve kriz nedenleriyle birbirini kaybetmiş aile bireylerinin kayıp araştırma faaliyetleri, birbirinden ayrı düşmüş ailelerin aile birleştirme faaliyetleri ve birbirine mesaj iletmek isteyen ailelere destek olma faaliyetleri konusunda iş birliği yapılmakta olup, bu kapsamda tespit edilen refakatsiz çocuklar kayıt işlemleri sonrası barınma sağlayan ilgili birimlere teslim edilmektedir.”
‘En ağır bedeli onlar ödüyor’
Bilgi edinme başvurusuna gelen yanıtı değerlendiren Adıgüzel, şunları kaydetti:
“Türkiye’de geçici koruma altında bulunan Suriyeli veya diğer uyruklu mülteci ve sığınmacı refakatsiz çocuklara ilişkin belirsizlik hakim. Kayıt altında bulunan refakatsiz kaç çocuk var? Kurumlarda barındırılan çocuk sayısı kaç? Kayıt altında olmayan Türkiye’ye kaçak yollardan girmiş veya zorla getirilmiş çocuklara ilişkin nasıl çalışmalar yürütülüyor? Özellikle, refakatsız çocukların fuhuşa ve çocuk işçiliğine zorlandığı, insan kaçakçıları ve organ mafyaları tarafından istismar edilmeye daha açık olduğu düşünüldüğünde, refakatsiz çocuklara ilişkin bu soruların yanıtlanması, gerekli çözüm yollarının üretilmesi daha elzem bir hal alıyor. Büyüklerin savaşında en ağır bedeli çocuklar ödüyor. Türkiye bugün geçici koruma altında bulunan Suriyeliler ile birlikte diğer ülkelerden gelen sığınmacı ve mülteciler ile birlikte 3.5 milyondan fazla bir nüfusuna ev sahipliği yapıyor. Bu nüfusun büyük çoğunluğunu ise çocuklar oluşturuyor. Refakatsiz çocuklar da dâhil olmak üzere, bütün çocukların yüksek menfaatinin gözetilmesi, fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin önüne geçecek engelleri ortadan kaldıracak çözüm yolları üretilmesi gerekiyor.”







