Ödev, başarıyı olumlu yönde mi etkiliyor yoksa öğrenci için yük mü? Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bu soru tartışılıyor. eğitimciler, kaliteli ödevin başarıyı artırdığına dikkat çekerken, veliler geç saatlere kadar ödev yapmaya yardım ettikleri için çocuklarıyla sağlıklı iletişim kuramamaktan şikâyetçi. Öğrenciler için ise ödev, Oyun oynamanın önündeki en büyük engel.Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) son yıllarda öğretmen ve veliyi karşı karşıya getiren ev ödevleriyle ilgili bir dizi karar almıştı. Performans ödevlerini kaldıran MEB, yarıyıl tatilinde ödev verilmemesi yönünde öğretmenleri de uyarmıştı. Ancak okullarda ev ödevi uygulamasına devam ediliyor. Bu noktada doğru ve yanlış ödev uygulamasının öğrenciler üzerindeki etkileriyle ilgili uzmanların görüşleri şöyle:
Çocuğu sıkmamalı
Liv Hospital Çocuk Gelişimi Uzmanı İlknur Güven, okulda öğrenilen bilgilerin tekrar edilmedikçe unutulacağını söyleyerek, çocukların ödev yapmasındaki bilincinin oturmasının sorumluluk duygusunu geliştirdiğini, derslerdeki başarıyı artırdığını kaydediyor. 5-6 saat gibi uzun süren ödevin çocuğu sıkabileceği için öğretmenlerin kısa sürecek ödevler vermesi gerektiğini belirten Güven, ödevin yararlarını şöyle sıralıyor:
Ödev yapan çocuğun anne babası da günlük olarak sınıfta ne yapıldığını görür, böylece iletişimleri kuvvetlenir.
Çocuğun sorumluluk duygusunu geliştirir, görev bilinci kazandırır.
Öğrencilere kendi kendine öğrenme fırsatı sunarak, bağımsız çalışmayı öğretir.
Öğretmenin, ailenin ve öğrencinin ödeve yaklaşımının ödev yapmanın faydasını artırdığını kaydeden Güven, “20 dakikadan sonra çocukların odaklanma süreleri düşmeye başlar. Dolayısıyla ödev ya da ders çalışma süresini 40-45 dakika olarak belirlemek ve 10-15 dakikalık molalar vermek gerekir. Çalışma ortamı odaklanma ve motivasyonu büyük ölçüde etkileyen faktörler. Çalışma ortamının dikkat dağıtıcı etmenlerden uzak olması önemli” diyor.









