CHP Mersin Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı, Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuk cezaevleri ile çocukların anneleri ile kaldıkları cezaevlerine gerçekleştirdiği ziyaretlere ait raporları “Cezaevinde Çocuk Olmak” adı altında topladı. Cezaevlerinde yapılan görüşmeler ve gözlemlere yer verilen kitapta Türkiye’de çocukların cezaevlerinde yaşadığı koşullar tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Adalet Bakanlığı’nın 12 Mart verilerine göre 12-17 yaş arası 2 bin 100 erkek ve 65 kız çocuğu, toplam 2 bin 165 tutuklu ve hükümlü çocuk cezaevlerinde kalıyor. Bu sayı 18-20 yaş arası gençlerde ise 8 bin 17. TÜİK verilerine göre çocukların yüzde 44,5’inin aslında suç mağduru olduğu vurgulanan rapordaki verilere göre sürekli değişse de yaklaşık 400 çocuk-bebek annelerinin yanında cezaevinde büyüyor. Tüm şikâyetlere detaylı şekilde yer verilen kitaptan bazı çarpıcı detaylar şöyle:‘Küfür ve şiddet var’Sincan’da bulunan Ankara Çocuk ve gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu: A Blok’taki çocuk ünitesinde kalan 7 çocuk ağırlıklı olarak gasp ve cinayet suçlarına itilmişlerdi. Çocuklar yemek miktarının az olmasından yakınmaktaydı. Çocukların bir diğer ortak yakınması sözel ve fiziksel şiddete maruz kalmalarıydı. Bazı gardiyanların çocuklara küfür ettiği ifade edildi.
Gardiyanların çocukların ‘yıkım yeri’ ismini verdikleri ani müdahale odasında çocuklara boru, yumruk ve tekmeyle dayak attıkları söylendi.
A Blok’taki diğer bir ünitede cinsel suçlar nedeni ile bulunan çocuklar da yemek azlığı, şiddet ve televizyon kanallarının azlığından yakındı.
‘Yeterli oyuncak yok’
Ankara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu:
Ünitelerde çocuklu kadın çocuksuz kadın karışık kalmaktaydı. Birer kişilik yapılan odalarda ranza usulü kalındığı ve üst ranzalarda çocuklu kadınların da kaldığı görüldü. Koğuşlarda yeterli oyuncak olmadığı anneler tarafından anlatıldı.
Cezaevine ve kreşe plastik aksamlı oyuncaklar dışında oyuncak alınmadığı görüldü. Metal oyuncak alınmıyor gerekçesi ile çocuklara bisiklet alınamadığı ve çocukların bisiklete binemediği ifade edildi.
Aynı koğuşta bir transseksüelin kaldığı görüldü.
Gardiyan dayağıMersin Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu:
Çocuklarla yüz yüze görüşme yapıldı. Fiziki ve sosyal şiddete uğradıklarını ifade ettiler. 3-4 saat karanlık odada tutma, gardiyanın dövmesi, merdiven boşluğuna atma gibi şiddet örnekleri çocuklar tarafından anlatıldı. Kantinde satılan ürünlerin pahalı olduğu, yemeklerden ‘kara şimşek yemeği’ denen yeşil mercimek çorbasının sık ve kötü çıktığı ifade edildi.Beton zemine döşekAdana Karataş Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu:
Koğuşlarda çocuklu kadın, çocuksuz kadın karışık kalmaktaydı. Bu durumun cezaevi fiziki şartlarının zorlamasından kaynaklandığı belirtildi. Çocuklar için ayrı yatak olmadığı belirtildi. Cezaevi kapasite şartlarından dolayı beton zemin üzerine döşek ve battaniye atılarak yatıldığı görüldü.
Adana Karataş Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu içinde çocuk kreşi olduğu, kreş izninin günde bir saat ile sınırlı olduğu ve bu sürenin çocuklar için yetersiz olduğu bildirildi. Kreşin içinde plastik oyuncaklar bulunan küçük bir alandan oluştuğu gözlendi.
Sözel şiddet sürüyorŞakran Cezaevi:
İki yıl öncesine kadar yoğun olarak fiziksel ve sözel şiddete maruz kalındığı, sözel şiddein devam ettiği bildirildi.
Sinirlenen ve kavga eden çocukların Mavi Oda denilen ve duvarları mavi süngerle kaplı tecrit odalarına kondukları ve burada birkaç saate kadar bekletildikleri ifade edildi.
Tecavüzcüyle aynı koğuşta kalıyorlarCeyhan M Tipi Kapalı Cezaevi:
Çalışmalarımız devam ederken, Ceyhan M tipi cezaevindeki bir çocuğa tecavüz edildiği haberleri üzerine, Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi programı öne çekilerek ziyaret gerçekleştirildi.
Cumhuriyet Savcısı, Ceyhan cezaevinde bir erkek çocuğa aynı koğuşta kalan başka bir çocuk tarafından tecavüz edildiği iddiasının doğru olduğunu belirtti. Bu olayın yaklaşık üç ay önce meydana geldiğini ve gerekli soruşturmanın devam ettiğini ifade etti. Savcı olaya ait ilk DNA bulgusunun tecavüz iddiasını doğruladığını, failin, halen hırsızlık ve uyuşturucu suçlamalarından tutuklu olduğunu ve diğer çocuklarla aynı koğuşta olduğunu ifade etti. Faili, başka koğuşa koymanın Ceyhan cezaevi şartlarında imkânsız olduğunu anlattı.
Savcı kendisi göreve başlayana kadar cezaevinde etkili güvenlik kameralarının olmadığını kendi döneminde kurulduğunu ve bu iş için bizzat uğraştığını anlattı.









