Çocukluk döneminde yetersiz beslenme dünya çapında büyük bir problem. Genel olarak çocuk ölümlerinin yüzde 40’ı yetersiz beslenmeden kaynaklanıyor. Ölümle sonuçlanmayan durumlardaysa, beslenme yetersizlikleri sonucu çok ciddi gelişimsel bozukluklar oluşabiliyor. Bunlar arasında kalıcı büyüme bozuklukları, zayıf bağışıklık sistemi ve algısal bozukluklar bulunuyor.Yetersiz beslenme koşullarında büyüyen bireylere uygulanan tedavilerin maalesef ciddi bir etkisi yok. Bunun, çocukluktan itibaren yaşanan beslenme bozukluğu sonucu olumsuz etkilenen bağırsak florasından kaynaklandığını gösteren çalışmalar bulunuyor. Örnek olarak, anne sütüyle beslenemeyen ve anne sütünde bulunan faydalı prebiyotik besinleri alamamış bebekler, ilerleyen yıllarda gelişim bozuklukları yaşıyor ve tedaviye yanıt vermiyorlar. Bununla birlikte hijyenik olmayan koşullarda yaşamaları sonucu bağırsağa yerleşen mikroplarla “Çevresel Bağırsak Hastalığı” (ÇBH) denilen hastalığa yakalanıyorlar. Bu hastalık, bağırsak iç yüzeyindeki kıvrımlı yapının bozulmasına ve yüzey alandaki azalma nedeniyle bağırsak yoluyla besin alımının sınırlanmasına yol açıyor.Antibiyotik tedavisinin ÇBH üzerine etkisi tartışmaya açık bir durumda. Yüksek besin değerine sahip diyet uygulaması ise kısa vadede olumlu sonuçlar verse de, uzun vadede ne tür bir etki yaratacağı bilinmiyor.Yeni uygulanmaya başlayan bir diğer teknik ise, bağırsak florasının genetik metotlar kullanılarak tanımlanmasını ve buna uygun olarak yararlı mikroorganizmaların yetersiz beslenme ve buna bağlı hastalık geliştiren bebeklerde ve çocuklarda tedavi amaçlı kullanılmasını hedefliyor. Bağırsak florasının mukozal bir bağışıklık sistemi kurarak genel bağışıklığı desteklediği bilinmekte. Bu yolla yetersiz beslenmiş ve hastalık geliştirmiş çocukların tedavisinin mümkün olabileceği düşünülüyor.Mikrobiyal flora üzerine yapılacak olan çalışmalar besin yetersizliği tedavilerine ek olarak, genel insan biyolojisinde mikrobiyal boyutun etkilerini anlamak ve hayat boyu sağlıklı gelişimi desteklemek açısından da faydalı olabilir.Bilimsel gelişmeler, tedavi yönünden ve insan biyolojisini daha iyi anlamak açısından yenilikler sunsa da, sorunun temeli toplumsal yapıda bulunuyor. Ancak ve ancak problemin temeline inip dünya çapında açlığı ortadan kaldırmak ve her toplumun insani koşullarda yaşamasını sağlayabilmek olayın kökten çözümü olabilir.
DÜNYA
Yayınlanma: 04 Temmuz 2016 - 18:25
Çocuk ölümlerinin yüzde 40'ı yetersiz beslenmeden!
Dünya çapındaki çocuk ölümlerinin yüzde 40'ı yetersiz beslenmeden kaynaklanıyor.
DÜNYA
04 Temmuz 2016 - 18:25









