Şiddet sadece yetişkinlerin değil çocukların da başvurduğu bir iletişim aracına dönüştü. Peki şiddete meyilli çocuklar nasıl tespit edilir ve okulda şiddet nasıl önlenir?Son dönemde okullarda yaşanan şiddet, eğitim atmosferini tehdit eder seviyeye geldi. Ortaokul ve lise çağındaki öğrenciler arasında yaygınlaşan bu saldırgan tutum, hem aileleri hem de eğitim camiasını endişelendiriyor. Zonguldak'ta bir lisede 9. sınıf öğrencisinin, teneffüs sonrası sınıfa girmiyor diye arkadaşını bıçaklaması, İstanbul'da bir ilköğretim okulundaki öğretmenin, gürültü yaptığı gerekçesiyle sınıftan çıkarmaya çalıştığı 12 yaşındaki öğrencisi tarafından dövülmesi aslında durumun ne kadar vahim olduğunu ispatlar nitelikte. Bu acı tabloyu gözler önüne sererken amacımız aslında öğrencilerin şiddete meyletme sebeplerini sorgulamak. Gençler arasındaki bu şiddetin sebebi ne? Şiddete meyilli çocuk nasıl tespit edilir ve anne-babaların bu durum karşısında tutumu nasıl olmalı? Tüm bu soruların cevaplarını hep birlikte haberimizden okuyalım.Şiddet ‘iletişim dili'ne dönüştüGeleceğimiz gözüyle baktığımız gençlik, ne yazık ki şiddetle kendini ifade eder hâle geldi. Öyle ki Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2015-2019 Stratejik Belgesi'nde yer alan darp ve uyuşturucu gibi olayların yaşandığı okullarda verilen disiplin cezalarında yaşanan artış da bu durumu destekliyor.‘Ateş olmayan yerden duman çıkmaz' misali, ülke içinde yaşanan çatışma ve huzursuzluk atmosferi bunun en temel tetikleyicilerinden olsa gerek. Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Osman Abalı, şiddetin giderek toplum içinde bir ‘iletişim dili' haline geldiğini söylüyor. Sözel ve fiziksel şiddete bu kadar yakından maruz kaldığımız bir zamanda, gençlerin şiddeti, problem çözme aracı olarak görmesi kaçınılmaz son. Tabii sadece çevresel değil biyolojik etmenler de çocuğun şiddet gösterme riskini yükseltiyor. Genellikle erkek, hareketli, çabuk tepki gösteren, sonunu düşünmeden hareket eden özellikle 15-25 yaş arası grupta şiddet riski fazla. Ancak kız olup hiç beklenmedik şekilde sözel hatta fiziksel şiddete başvuranların sayısı da az değil.‘Benim çocuğum kuzu gibidir' deme!Evde kuzu gibi olup okulda canavarlaşan çocuklar da kimi anne-babalara tanıdık gelecektir. Öğretmenin, çocuğundan dert yanmasına ‘Benim çocuğum hayatta öyle şey yapmaz, çok usludur' savunması ile karşılık veren ebeveynler, aslında bir ayrıntıyı atlıyor: Çocuklarının evde bunu gizlese de şiddete meyilli olabileceğini... Peki bu çocuklar nasıl tespit edilir? Psikiyatrist Abalı, hareketli, aceleci, çabuk sıkılan çocukların bu konuda daha çok şiddete eğilimli olduğuna dikkat çekiyor. Yine asosyal, yaşıtları ile iletişime geçemeyen, sıra dışı ilgi alanları olan çocuklar da öfkelerini bastırıp sonrasında bunu daha şiddetli olarak dışa vurabiliyor.Şiddeti önlemek için karakter eğitimi, aile ve arkadaş çevresi çok önemli. Anne-babaların çocuklarındaki sıra dışı davranışları erken fark etmeleri de şiddete meyilli çocukların rehabilitesinde ilk adım. Sonraki adım ise gerekli ilgiyi göstererek ilkokuldan itibaren ders başarısının sağlanması yönünde ona yardımcı olmak. Çünkü ‘başarı' faktörü ile çocuk, “Ben işe yarıyorum, mutluyum” fikrini benimsiyor. Yine sportif ve sosyal faaliyetler -enstrüman çalması ya da basketbol oynaması gibi- kendini şiddetle değil de becerileriyle ifade etmesine yarıyor.Okulda şiddeti önlemek için ise idare ve öğretmenlere büyük görev düşüyor. Örneğin, öğrenci kulüpleri bu tür öğrenciler için en iyi destek. Şiddete meyili olan öğrenciler engellilerle dayanışma, izcilik veya fotoğrafçılık kulübü gibi sosyal aktivitelerin yapılabileceği grup ortamlarında aktif hâle gelerek enerjisini olumlu yönde harcamış olur. Bu nedenle başta rehber öğretmen olmak üzere diğer branş öğetmenleri de sorunlu gördükleri öğrencileri bu gibi faaliyet alanlarına yönlendirmeli.Çocuklarda şiddeti tetikleyen faktörlerTelevizyon ve bilgisayar: Şiddet içerikli bilgisayar oyunları, çocukları agresifleştirerek şiddete meyilli hâle getiriyor. Ne yazık ki çoğu bilgisayar oyunu da şiddet üzerine kurgulanmış durumda. Anne-babalar önceleri çocukları bundan etkilenmiyor diye düşünse de bilinçaltına yerleşen görüntüler çocukta şiddeti tetikliyor. Yine televizyon, çocuğun zihnini ‘şiddet'le kirleten faktörlerden. Medyaya yansıyan şiddet içerikli görüntüler, çocukların saldırgan bir ruh hâline sahip olmasına neden olarak ileri dönemlerde aynı olumsuz davranışları sergilemesine yol açıyor.Müzik: Ses dalgalarının insan psikolojisini etkilediği bilinen bir gerçek. Sert ve yüksek tonlu müzikler, ses dalgalarının insan organizmasında oluşturduğu gerilimle psikolojiyi etkiliyor. Sadece müziğin sesi ve şiddeti değil, aynı zamanda sözleri de çocukları şiddete sevk edebiliyor. En iyisi çocuklara şiddet, isyan ve müstehcenlik yanlısı sözlerin geçtiği şarkıların sakıncalı olduğunu anlatmak.Aile içi şiddet: Aile içinde şiddete şahit olan çocuk, bunu rol model alıyor. Anne-babaların iletişimsizliği ve birbirlerine şiddet uygulaması çocuğu da etkiliyor. İlgisiz ve çatışmanın yaşandığı bir atmosferden ziyade aile içi huzur ve diyalog ortamının sağlanması gerekiyor.Kendini ifade etmek için şiddet: Fark edilmek ve kendini ifade etmek isteyen genç şiddete başvuruyor. Özellikle ergenlik dönemlerinde yaşanan bu durumun önüne geçmek için aslında en başından çocukların karakter gelişimine yardımcı olmak gerekiyor. İlgi gösterilmeyen ve dinlenilmeyen genç, şiddet göstererek ‘ben varım' diyor.
SAĞLIK
Yayınlanma: 04 Aralık 2015 - 10:47
Çocuklar Şiddet Yanlısı!
Şiddet sadece yetişkinlerin değil çocukların da başvurduğu bir iletişim aracına dönüştü. Peki şiddete meyilli çocuklar nasıl tespit edilir ve okulda şiddet nasıl önlenir?
SAĞLIK
04 Aralık 2015 - 10:47









