Televizyon, basın, internet gibi sosyal medya araçları çocukların yaşlarına göre bilinçli bir şekilde kullanıldığında (örneğin, 2 yaşın altındaki çocukların TV ve bilgisayar izlemesi edilmemektedir) çocuk gelişimine önemli katkıları bulunabilmektedir. Ancak, günümüzde çocuklar şiddet içeren, yaşlarına uygun olmayan birçok oyun ve program izleyebilmektedirler. Sosyal medyada yaralılar, ölüler, şiddet içerikli fotoğraflar sınırsızca yayınlanmakta ve bu olumsuz içerikli görüntüler çocukların bunları yıllarca hatırlayıp olumsuz etkileri altında kalmasına sebep olmaktadır.Bilimsel araştırmalar da şiddet içerikli bilgisayar oyunlarının, TV programlarının, internet ve basında yayınlanan haberlerin çocukların duygusal ve davranışsal sorunlar yaşanmasına sebep olduğunu ortaya çıkarmıştır. Özellikle içinde bulunduğumuz bu günlerde çocukların şiddet içerikli programlardan korunmaları gerekmektedir.Ayrıca, çocukların ağabey/ablalarının, anne-babalarının hesaplarına erişimi varsa buradaki bilgilere de dikkat edilmelidir. Güvenlik ayarları devreye sokulmalıdır.Çocuklar çevrelerindeki konuşmaları dinlemiyormuş gibi gözükse de esasında birçoğunu dinlemekte ve kendilerine göre çok değişik yorum yapabilmektedirler. Örneğin, tekrar tekrar izledikleri olayların kendi ailelerinin başına gelebileceğini düşünüp kaygı duyabilmekte ve kendilerine göre korku dolu fikirler üretebilmektedirler. Bu nedenle, yetişkinler olarak çocukların duyduklarını ve gördüklerini ne şekilde yorumladıklarını anlamamız çok önemlidir.Çocuklarla sohbet saatleri genellikle yemektei uykudan önce gibi akıllarının başka aktivitelerde (TV, oyuncak, vs.) meşgul olmadığı anlarda olmalıdır.Ebeveynler çocuklarının davranışlarına, oyunlarına ve resimlerine dikat ederek, bu olaylara nasıl anlam verdiklerini öğrenmeye çalışabilirler.Bu oyunlarda ebeveynler çocuğu yönlendirmemeli ve onun istediği doğrultuda oyuna katılarak, endişelerini anlamaya çalışmalıdırlar.Açıklamalar mümkün olduğunca güven verici olmalı ve korkutucu düşüncelerin artırılmamasına dikkat edilmelidir. Şiddet kullanılan oyun ve olaylarda tarafların konuşarak ve uzlaşarak çözüm yolları bulabilecekleri açıklanmalı, gerekirse örnekler verilmelidir.Çocuklar tekrar tekrar sorular sorarlar; bu sorular sabırla, sakinlikle cevaplandırılmalı; çocuklarda güven uyandıracak ve yaşlarına uygun cümleler kurulmalıdır.Gösteri, miting gibi toplumsal olaylarda polisin güç kullanımı ve bu konuda yoğun eleştirinin olması ise, çocuklar için özellikle zorlayıcı olabilir. Özellikle, okul öncesi dönemde çocuklar insanlar iyiler-kötüler olarak keskin bir ayrım içinde algılar ve anlamlandırılırlar. Bu anlam dünyasında ebeveyn, öğretmen, polis gibi otorite figürleri genel olarak bir güvensizlik hissi, kendisinin de sert bir şekilde cezalandırılacağı korkusu yaratabilir.Yaşanan olaylarla ilgili çocuklarınızı dikkatle takip etmek ve çocukların sorunlarını cevaplarken yorumlarımızı yaşlarına uygun bir düzeyde tutmak, samimi ama sakinleştirici açıklamalar yapmaya çalışmak önemli olacaktır.Aşağıdaki belirtiler görüldüğü takdirde, bir çocuk ruh sağlığı uzmanından yardım almaktan çekinilmemelidir.Aşırı korkular (gece kabusları, anne ve baba ayrılmada yoğun endişe, vs.)Uyku ve yemede bozulmalarÜzgün ve endişeli ruh haliİsteksizlik ve normal aktivitelere olan ilgide azalmaDikkatin bozulması ve okulda başarısızlıklarVücutla ilgili ağrı ve endişelerin fiziksel bir sebep olmadan artmasıÇebuk sinirlenme ve aşırı kızgınlıkTuvalet alışkanlıklarında gerileme (alt ıslatma v
SAĞLIK
Yayınlanma: 13 Ekim 2015 - 10:38
Çocuklar Şiddetten Etkileniyor!
İçinde bulunduğumuz dönem, kendi psikolojimizi etkilendiğinden kat kat fazlasıyla çocuklarımızı da etkiliyor. Bizim izlediğimiz ve konuştuğumuz her haber onların hafızalarına ileride çok büyük travmalara yol açabilecek şekilde kazınıyor. İşte bu travmaları önlemek için, Türk Psikologlar Derneği ebeveynleri dikkatli olmaya davet ediyor ve neler yapılabileceğini anlatıyor.
SAĞLIK
13 Ekim 2015 - 10:38









