İŞLEM HIZINI AYARLAMA ZORLUĞU: Zaman yönetiminin iyi olmaması halidir. Başladığı bir işi vaktinde bitirememe, zamanı ayarlayamama, aşırı oyalanma olarak kendini gösterir. Çoğu işi oyalanarak yaparlar. Bu çocukların sabah evden çıkmaları çok uzun sürer. Sıklıkla servisi kaçırırlar. Ödev yapmaları uzun süre alır. Sınavlarda süre sorunu yaşarlar. Zamanı iyi kullanamazlar. Özellikle çok sorulu sınavları yetiştiremezler. Günlük etkinliklerini tam olarak bitiremezler. Bu durum anne babalar tarafından uyuşukluk, tembellik olarak isimlendirilir. Evde yoğun çatışmalara neden olur. Sürekli .
ODAKLANAMAMA: Odaklanma süresinin çok kısa olmasıdır. Çok güç odaklanırlar. Odaklandıklarında ise süre çok kısadır. Hemen farklı bir düşünce ve eyleme geçerler. Bu durum öğrenme ve iş üretme kalitelerini çok azaltır. Verimlilikleri çok düşer. Ders çalışmak için masanın başına otururlar. Ancak ya hemen bir bahane ile masadan kalkarlar ya da masa başında ders dışında bir şeyle meşgul olmaya başlarlar. Bu durum üretkenliklerini azaltır, başarılarını düşürür.
DİKKATİ SÜRDÜREMEME: Çevresel etkenler, uyaranlar (ses, ışık, görüntü) ile dikkatleri çok kolay dağılır. Bazen hiçbir uyaran olmadan da zihindeki düşünceler İle dikkatin dağılması söz konusudur. Sınıfta küçük sesler ile dahi dikkatleri dağılır. Sürekli çevrede olup bitenlerle ilgilidirler. Arkadaşlarının konuşmalarına hemen katılır ve uzak bir noktadaki arkadaşına laf atar ya da ona cevap yetiştirebilirler. Sessiz kalanlar ise derste anlatılan bir konuda geçen söz ya da eyleme takılıp farklı düşüncelere dalarlar. Dersi dinleme yerine hayal kurar, konu dışı şeyler düşünürler.
OKUMA SORUNLARI: Bir şey okurken en önemli özelliğimiz okuduğumu metni gözümüzle takip edebilmemizdir. Gözleriyle metni iyi takip edemeyenler okurken kelimeleri yanlış okuyabilir harf, hece, kelime hatta satır atlayabilirler. Böylece okuma kaliteleri bozuk olur. Okuduklarını anlamakta da zorlanırlar. Bu çocuklarda okuma kalitesinde sorun gözlenir. Sonuç olarak da okuduklarını anlamakta zorlnırlar.
UYANIKLILIK HALİNİN DÜZENLENEMEMESİ: Uyanık kalmak öğrenmenin temel şartlarındandır. Uyanık olduğunuz sürece kaliteli öğrenebilirsiniz. Uykulu hallerde bilişsel fonksiyonlarınızın da dinlemeye geçer ve öğrenmeniz azalır. Uyanıklığı sürdüremeyenler özellikle zihinzel çabayı gerektirecek, dinleme, okuma, ders çalışma gibi etkinliklerde hemen uykulu bir hale geçerler. Kitap okuduklarında, ders dinlediklerinde ve ders çalışmaya başladıklarında kısa süre sonra uykuları gelir. Bu hal kişinin uykusuz olması ile izah edilemez. Masanın başından kalktıklarında, ders bitip teneffüse çıktıklarında bu uykulu olma hali hemen üzerlerinden kalkar.
ÖNCELİKLERİ BELİRLEYEMEME: Günlük hayatta işlerimizin mutlaka bir önem sırası vardır. Bu önem sırasına göre işlerimizi yapmaya çalışırız. Böyle olmaz ise başarıyı yakalamak mümkün değildir. Öncelikleri belirleyememe sürekli erteleme sonucunu doğurur. En önemli işler bile daha vakit var denerek ertelenir ise sonuçta bu işi yapmaya hiç vaktimiz kalmayacaktır. Bu çocuklar örneğin, okul ödevlerinden hangisinin en önce yapılması gerektiğini kavrayamazlar. Yarın sınav var iken, 10 gün sonraki ödevi yapmaya çalışırlar. Önemli ödevleri sürekli daha sonra yaparım diyerek ertelerler. Son ana gelindiğinde de yetiştiremezler. Anne babanın verdiği görevleri de sonra yaparım diyerek savsaklarlar. Bu durum evde tartışmalara neden olur.









