Çocuk hayatımızın neresinde sorusunun sıkça sorulması ve cevabının mutlaka tartışılması gerekir. Çocukla ilgilendiğimiz süre kadar bu süre içinde sergilenen iletişim biçim de önemlidir. Doğduğu günden itibaren bakıma muhtaç olan çocuğun hayatını sürdürebilmesi için gerekli tüm ihtiyaçları anne-baba tarafından giderilir. Çocuk kendine yetmeye başlayınca anne babanın ilgisi azalır. Çocuk daha çok kendi oyun dünyasında oyuncaklarıyla vakit geçirir.Çocuğun temel duygusal ihtiyaçlarından biri olan sevgiyi ona en iyi ifade etme biçimi onunla bir şeyleri paylaşmaktır. Ona zaman ayırarak birlikte etkinliklerde bulunmak örneğin, oynayarak paylaşabilmek, sevgiyi göstermenin en kolay ve doğal yoludur.Çocuğa yaşına ve gelişim dönemine göre göstereceğimiz ilgilin biçimi değişebilir. Örneğin, okul öncesi dönemde çocuğa ayıracağınız en kıymetli zaman onunla oynayarak geçirdiğiniz vakitlerdir. Ergenlik döneminde oyunun yerini karşılıklı sohbet ile ilgilerin ve sorunların paylaşılması alır.Küçük yaştan itibaren çocuklar anne babalarıyla oynamaktan büyük zevk alırlar. Anne babasıyla oynayan çocuğun mutluluğunu gözlerinden okuyabilirsiniz. Özellikle 2-3 yaşları gibi erken dönemlerde çocuklar oyun kurmayı beceremeyebilirler. Bu dönemde anne babanın çocukla birlikte oturup oyun kurmaya çalışması gerekir.Genellikle anne babalar çocuklarıyla yeterince ilgilendiklerini ve onlara zaman ayırdıklarını düşünürler. Oysa çocukla ilgilenmek sadece onun yemesi, içmesi gibi bedensel ihtiyaçlarını gidermek değildir. Çocuğun ihtiyaçlarını gidermeye yönelik çabalar en az bedensel ihtiyaçları gidermek kadar önemlidir.Her yaştaki çocuk anne ve babasından sözlerine, yaptıklarına ve duygularına karşı ilgi göstermesini ister. Çocuğa gösterilen ilginin onun duygusal ihtiyaçlarını gidermeye yönelik ve istekleri doğrultusunda olması gerekir. Çocukla geçirilen vakitte onun hoşlandığı biçimde ilişkiye girmek asıl olmalıdır.Anne babanın çocuğa gösterecekleri ilgilin yoğunluğundan çok sürekliliği önemlidir. Çocuğa çok özel durumlarda örneğin, hastalandığında fazlaca ilgi gösterip diğer zamanlar ilginin yok olması çocukta ciddi hayal kırıklığı yanında duygusal dengesizlik ve güvensizlik oluşturur.Çalışan annelerin çocuklarına ayıracakları zamanları kısıtlıdır. Bu kısıtlı zamanın dikkatlice değerlendirilmesi ve yemek, temizlik gibi ev işlerini daha sonraki zamanlara ertelenmesi ve çocuklarının ruhsal ihtiyaçlarını gidermenin öncelikli amaç olması gerekir. Çocuklara ayrılan sürenin uzun olması, bu sürenin iyi değerlendirildiği ve çocuğa olumlu katkı sağlayacağı anlamına gelmez. Sürenin uzun ya da kısa olmasından çok kaliteli bir ilişkinin var olup olmadığı önemlidir.Diğer taraftan baba ile çocuk arasındaki ilişki biçimi çocuğun ruhsal gelişimi ve olgunlaşmasında belirleyici faktörlerdendir. Maalesef babalar çocuğun bedensel ve duygusal ihtiyaçlarını giderme işini tamamen anneye bırakma çabasındadırlar. “Sen annesin ilgilen” ya da “Bu senin görevin” sözleriyle kendilerini dışarıda tutmaya ve sorumluluktan kaçmaya çalışırlar. Oysa çocuğun yetiştirilmesinde babanın da aktif rol alması ve anneyi desteklemesi gerekir. Sağlıklı ruhsal gelişim ve uyum için babanın çocuğa zaman ayırması, onunla bir şeyler paylaşması ve ortak faaliyetlerde bulunması şarttır. İşlerin yorgunluğunu ve başka sıkıntıları bahane ederek çocukla oynamaktan kaçan hatta onun sorularına dahi cevap verme lütfunda bulunmayan babaların çocuklarının ruhsal gelişimlerine vurdukları darbeleri sonraki yıllarda telafi etmeleri mümkün olmayabilir. Özellikle erkek çocukların cinsel kimlik gelişiminde babanın özdeşim modeli olarak ayrı bir önemi vardır.
GÜNDEM
Yayınlanma: 18 Nisan 2017 - 10:47
İlgi Ve Zaman Ayırma
Çocuk hayatımızın neresinde sorusunun sıkça sorulması ve cevabının mutlaka tartışılması gerekir. Çocukla ilgilendiğimiz süre kadar bu süre içinde sergilenen iletişim biçim de önemlidir.
GÜNDEM
18 Nisan 2017 - 10:47





