Medical Park Göztepe Hastanesi Kompleksi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İpek Akman, enfeksiyonlardan korunma yolları hakkında bilgiler verdi...
Bedensel ve zihinsel yönden güçlü, sağlıklı ve yetenekli bir nesil yetiştirmek için öncelikle anne-babalara önemli görevler düşmektedir. Çocuk yaşta edinilen alışkanlıkların yaşam boyu sürdüğü düşünülürse; sağlıklı beslenme ve sporu yaşamın bir parçası haline getirmek ve kötü alışkanlıklardan uzak durmak gibi davranış şekilleri ebeveynler tarafından çocuklarına gösterilerek öğretilebilir.
Büyüme ve gelişme çağındaki çocuğun beslenme alışkanlıkları, hangi besinlerle beslendiği çok önemlidir. Çünkü gelişme döneminde zihin gelişiminden tutun da boy, kilo durumuna kadar her şey çocuğun beslenmesiyle doğrudan bağlantılıdır.
ÖĞRENMEDE GÜÇLÜK YAŞIYORLAR
Yapılan çalışmalarda, yetersiz ve dengesiz beslenen çocukların dikkat sürelerinin kısaldığı, algılamalarının azaldığı, öğrenmede güçlük çektikleri ve davranış bozuklukları olduğu, okulda devamsızlık sürelerinin uzadığı ve okul başarılarının düşük olduğu ortaya konmuştur.
Çocukların daha sağlıklı, üretken ve başarılı olmalarında sağlıklı beslenmeleri kadar hareketli bir yaşam sürmeleri de çok önemlidir. Çocuğun bu dönemde düzenli olarak yaptığı spor etkinlikleri, sağlıklı bir fiziksel yapının gelişmesini sağlarken; ileriki dönemde, sağlıklı beslenme ile birlikte birçok kronik hastalığın oluşma riskini de azaltmaktadır.
VİTAMİNLERİ GIDALARDAN ALIN
Beslenme bozuklukları bağışıklık sistemini zayıflatarak sık sık enfeksiyonlara yol açabilir. Özellikle 1 yaşına kadar anne sütü ile beslenmiş bebekler sütteki koruyucu hücreler ve antikorlar sayesinde daha az enfeksiyon geçirirler. Daha ileriki yaşlarda tüm besin gruplarını dengeli oranlarda içeren, yaşa uygun beslenme programı bünyeyi güçlü tutar.
Sağlıklı beslenen kişinin sürekli vitamin alması gerekli değildir. Bilimsel açıdan vitaminlerin solunum yolları enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir özelliği olduğu gösterilmemiştir. Ancak vücutta birtakım vitaminlerin eksik olduğu saptanırsa vitamin kullanılabilir. Vitaminleri doğal gıdalardan almak daha yararlıdır. Örneğin turunçgillerin bol tüketimi önerilir.
Zayıflık gibi aşırı kilo da pek çok soruna yol açar. Obez çocuklarda enfeksiyonlara yatkınlık artmıştır. Bu çocuklarda üst solunum yollarında yağ birikimi sonucu daralma olabilir, sık enfeksiyon görülebilir.
ÇOCUK BESLENMESİNDE OLMAZSA OLMAZLAR
Çocuklar , her gün iki-üç bardak süt veya süt ürünü tüketmelidirler. Tüketilen süt günlük ve pastörize olmalıdır. Hiç süt içmeyen bir çocuk eğer yoğurt veya ayran tüketiyorsa, süt tüketimi için zorlanmamalıdır. Çocukların gün içerisinde tüketmesi gereken et miktarı ortalama 100 gr kadar olmalıdır. Bu durum çocuğun yaşına ve kilosuna göre değişebilir. Tavuk, balık ve kırmızı et; dönüşümlü olarak çocuğa sevdiği şekilde verilmelidir. Çocukların beslenmelerinde en gerekli olan besin türü sebzelerdir. Hemen hemen bütün vitaminler farklı sebze ve meyvelerde bulunur. Bu nedenle çocuğa sebze-meyve yedirirken mümkün olduğunca çeşitlilik sağlanmalı, aynı zamanda mutlaka mevsimine uygun sebze ve meyveler tercih edilmelidir. Başta ekmek olmak üzere diğer karbonhidrat kaynakları da çocukların beslenmesinde önemli bir besin grubudur. Sadece yetişkinler değil çocuklar da beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmekleri tüketmelidir. Kuru baklagiller olarak adlandırılan kuru fasulye, nohut, mercimek; haftada iki-üç kez çocuklara mutlaka verilmelidir. Çocukların bağırsaklarının düzgün çalışması için lifli besinler oldukça önem taşır. Çocukların sıvı ihtiyaçlarını mümkün olduğu kadar sudan karşılamaları sağlanmalıdır. Çocukların beslenmesinde karşımıza çıkan en büyük sorunlardan biri fast food yiyecekler ve abur-cuburlardır. Bu tür yiyecekleri evde hazırlamak çok daha sağlıklı olur. Çikolata, bisküvi, gofret gibi atıştırmalıkların yerine de meyve, evde yapılmış az yağlı kurabiye, kekler tercih edilmelidir.
MİKROPLAR ELDEN ELE GEÇİYOR
Çocuğun bulunduğu ortamın kalabalık olması çocukların birbirlerine enfeksiyon bulaştırma ihtimalini artırır. Kreşe yeni başlayan çocuk o sene farklı mikroplarla tanışarak sık enfeksiyon geçirebilir. Solunum yolu enfeksiyonuna neden olan mikroplar hasta kişilerin bulunduğu ortamda nefes yoluyla veya öpüşürken, el sıkışırken ortaya çıkan damlacık enfeksiyonu yoluyla alınır. Bu nedenle el yıkamasına dikkat etmek solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada birincil koruma yöntemi olarak kabul edilir. Ayrıca havalandırmasız veya sigara içilmiş kapalı ortamlarda bulunma da enfeksiyonların yayılmasını kolaylaştırır.
AŞI OLMAZSA OLMAZLAR ARASINDA
Çocuğun tüm aşıları düzenli olarak yapılmalı ve kayıt tutulmalıdır. Zatürre aşısı da son birkaç yıldır artık aşı şemamızda yer almakta ve tüm bebeklere uygulanmaktadır. Çocuğunuz 2 yaşından büyükse doktorunuza sorarak aşılanma durumunu öğrenmeniz yararlı olur. Risk gruplarının her yıl sonbahar aylarında influenza (grip) aşısını yaptırması gerekir. Salgınlar yapabilen pandemik influenza (H1N1) virüsüne karşı üretilen aşının kullanılması risk grubundaki kişiler (5 yaşından küçükler, hamileler, kronik hastalığı olan erişkinler) için hayati öneme sahiptir. Altı aydan küçük prematüre bebekler (doğum ağırlığı 1500 gramdan düşükse ve solunum desteği almışlarsa) doktorları kontrolünde, kış aylarında RSV enfeksiyonundan koruyucu antikor içeren bir ilacı kullanmalıdır









