Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı’nın engellilere yönelik ayrımcılıkla mücadeleye katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü ve müfredata yönelik öneriler getiren “Okulda Biriz”projesi tamamlandı. Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve eğitim alanında çalışmalar yürüten sivil toplum örgütü CESIE ile işbirliğiyle yürütülen projenin 17 ay boyunca yapılan çalışmaları ve sonuçları düzenlenen kapanış toplantısında değerlendirildi. TSÇV İcra Kurulu Başkanı Altan Edis’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Avrupa Birliği Bakanlığı Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan ve Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ertuğrul Bilican katıldı. TSÇV Mütevelliler Kurulu Başkanı Dilek Sabancı’nın sağlık durumu sebebiyle toplantıya katılamaması üzerine, konuşmasını TSÇV İcra Kurulu Başkanı Altan Ediskatılımcılara okudu. Konuşmasında engellilere yönelik ayrımcılığın önlenmesinde bakış açılarındaki problemlere dikkat çeken Dilek Sabancı engelli bireylerin yardıma muhtaç bir kişi olarak görülmemesi gerektiğini, bu yaklaşımın engelli bireyleri içine kapanmak zorunda bıraktığının altını çizdi. Engelli ayrımcılığı ile mücadele etme konusunda, sivil toplum kuruluşlarına çok iş düştüğüne dikkat çeken Sabancı konuşmasında “Her şeyden önce engelli bireyler ile engelli olmayan bireyler arasında, tüm iletişim kanallarını gerçek anlamda açmamız gerekiyor. Yıllar boyu oluşmuş olan önyargıları ve yabancılaşmayı, yıkmalıyız. Sadece tekerlekli iskemle veya benzer tıbbi cihazların sayısını artırarak sorunların üstesinden gelemeyiz. Engellilik kavramını içselleştirerek, toplumda engelliye dönük empati duygusunu geliştirerek, ayrımcılığa çözüm arayabiliriz. Bunun için çok geniş bir bilgilendirme ve bilinçlendirme hareketine ihtiyacımız var. Bu nedenle sivil toplum kuruluşları olarak, engelliler adına yardım toplamak yerine, onların günlük yaşama kaynaşmalarını sağlamalıyız. Toplumun her kesimine, engelliliği doğru şekilde anlatmalı, engelli hakları konusunda çevremizi bilgilendirmeliyiz. Mimari ve fiziksel engelleri kaldırmadan, engellinin sosyal haklara erişimini beklemek hayal olur. Engelliler ile bir olmak zorundayız” diye belirtti. “Kaynaştırma nitelikli eğitim sistemine ihtiyacımız var”Engelli bireylerin, eğitim olanaklarından eksiksiz yararlanmaları konusuna da dikkat çeken Sabancı “Engelliler bireysel yeteneklerini ancak güçlü bir eğitimle ortaya çıkartabilirler. Eğer engelli birey, diğer akranlarıyla birlikte aynı sıraları paylaşabiliyorsa, aynı öğretmenin eğitiminden yararlanabiliyorsa, o takdirde ayrımcılığın üstesinden gelinmiş olur. Bu nedenle kaynaştırma nitelikli eğitim sistemine ihtiyacımız var” mesajını verdi.İstanbul’da 15 bin çocuğu ayrımcılıkla mücadele eğitimiTürkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından ortak finanse edilen, Sivil Toplum Diyaloğu Programı çerçevesinde gerçekleştirilen ”Engellilere Yönelik Ayrımcılığı Önleme” projesinin ilk etabında Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı, CESIE ile birlikte İtalya, Türkiye, İngiltere ve Fransa ulusal ilköğretim müfredatlarını inceleyerek karşılaştırma niteliğinde bir rapor hazırladı. Raporda Türkiye’ye göre diğer üç ülkede müfredatın sadece bir çerçeve fonksiyonu olduğu ve öğretmenlere ders programını ve saatlerini belirlemede daha fazla inisiyatif verildiği ortaya çıktı. Ayrıca Türkiye’deki 26 dersin 12’sinin engellilere yönelik ayırımcılıkla mücadele konusu ile ilişkilendirildiğini, engellilere yönelik ayrımcılığın önlenmesi sürecinde sosyal ve teknik içerikli derslerde daha az sayıda kazanımın olması dikkat çekti. Hazırlanan bu rapor ile Türkiye İlköğretim Öğretim Programına yönelik iyileştirme önerileri getirildi. Rapor neticesinde geliştirilen öneriler, öğrencilere uygulanan “Sınıf İçi Etkinlikler”in içeriğini oluşturdu. Bu etapta oyun kartları aracılığıyla öğrencilerin engelli bireylerin yaşadıkları sorunları ve bu sorunlara dair çözümleri pekiştirmeyi sağlayan oyunlar oynandı. 22 kişiden oluşan proje ekibi Ataşehir ilçesinde bulunan 21 ilkokulun 2, 3 ve 4. sınıflarında, öğrencilerle engelli farkındalığı oluşturmak amacıyla bir dersi birlikte geçirerek 15.280 çocuğa ulaştı. Kaynaştırma modelinin yaygınlaşmamasında ailelerin önyargıları etkiliProjenin ikinci etabının ardından hazırlanan karşılaştırma raporu ise engelli çocukların doğal gelişim gösteren akranları ile birlikte eğitim almalarının toplumda engellilere yönelik farkındalığın yaygınlaştırılması konusunda en etkili yöntemlerden birisi olduğunu ortaya koydu. Rapor Türkiye’de hem özel gereksinimli olarak tanımlanan öğrenci sayısının, hem de kaynaştırma eğitimine devam eden öğrenci sayısı giderek arttığını gösterdi. Ayrıca kaynaştırma uygulamasının yaygınlaşması için okullardaki fiziksel olanakların engelli kullanımına dönük olarak iyileştirilmesinin yanı sıra ailelerin mevcut önyargılarının kırılmasının da gerektiğini gösterdi.Karşılaştırma raporu, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı’nın, saha çalışmalarından sonra hazırlayacağı Ölçme ve Değerlendirme Raporu sonuçları ile birlikte T.C Milli Eğitim Bakanlığı’na sunuldu.Proje hakkında daha fazla bilgiye okuldabiriz.org web sitesinden ulaşılabiliyor.
GÜNDEM
Yayınlanma: 10 Mart 2016 - 17:17
"Okulda Biriz"in 17 aylık çalışmaları paylaşıldı
Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı’nın engellilere yönelik ayrımcılıkla mücadeleye katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü ve müfredata yönelik öneriler getiren “Okulda Biriz” projesi tamamlandı. Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve eğitim alanında çalışmalar yürüten sivil toplum örgütü CESIE ile işbirliğiyle yürütülen projenin 17 ay boyunca yapılan çalışmaları ve sonuçları düzenlenen kapanış toplantısında değerlendirildi.
GÜNDEM
10 Mart 2016 - 17:17






